ÇİTLEMBİK AĞACI
Türk toplumunda çok eski çağlardan beri ağaç önemli bir unsur olmuş hatta bazı ağaç türlerine belli anlamlar yüklenmiştir.

Dede Korkut’ta geçen; “Başına doğru bakar olsam başsız ağaç Dibine doğru bakar olsam dipsiz ağaç” sözleriyle ağaç devletlerin sürekliliği ve sonsuzluğu ile bağdaştırılmıştır. Osman Gazi’nin rüyasında, göğsünden çıkan ayın bir çınara dönüşmesi ve üç kıtayı kaplaması ağaç ve devlet arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Osmanlılardaki çınar ağacı ve Devlet-i Ebed Müddet kavramları bu bağlamda düşünülebilir. Hatta yeni yapılan cami, medrese gibi yapıların bahçelerine dikilen çınar ağaçları bu yapıların uzun ömürlülüğüne bir temennidir. Ahmet Hamdi Tanpınar “Her çınarda bir dede edası var. Onlar toprağımızın hakiki gururudur, belki dedelerimiz, o heybetli vakarı, o dağ sükûnetini onlardan öğrendiler.” diyerek Türk insanındaki metaneti, babacanlığı, vakuru çınar ağacının hususiyetleriyle bağdaştırmıştır. Atalarımız kabristanlara servi ağaçları dikerek, onda ‘elif’ harfinin inceliğini görmüş, semaya uzanan şehadet parmakları gibi onu Allah’ın varlığına remz kabul etmişlerdi. Bu serviler sayesinde Müslüman mezarlıkları hemen fark edilirdi. Nitekim Yunus Emre’nin; “Kiminin başında biter otlar Kiminin başında sıra serviler” dizeleri mezar başlarına servi dikme adetini göstermektedir. Malesef son zamanlarda çam ağaçları servilerin yerini almaktadır.

Sanattan edebiyata, sinemadan şarkı ve türkülerimize kadar tesir eden ağaçlar, sevgililerin buluşma noktası, sevdaların gövdelerine kazındığı birer aşk mektubu idiler. Ağaçlar şehrin estetiği, havasının temizliği ve sıcak yaz günlerinde gölgeleriyle de cadde ve sokakların vazgeçilmez unsurlarıdır. Pendik ilçe merkezi tüm cadde, sokak ve parklarıyla adeta bir çınar cennetidir. Bununla beraber bazı ağaçlar vardır ki bunlar tür, yaş ve büyüklük itibariyle anıt ağaç kabul edilir ve koruma altına alınır. Pendik’te de bu şekilde 36 anıt ağaç bulunmaktadır. Anıt ağaç olmamakla beraber Pendiklilerin hafızasında derin izler bırakan çitlembik ağacı, Pendik Merkez İlkokulu’nun batı köşesini biraz geçince Beşiktaş Spor Kulübü’nün yaklaşık 20 m ilerisinde hafif yamaçta ve sahilin hemen üzerinde bulunuyorken önce kurumuş sonra ise yok olup gitmiştir.
Bir zamanlar aşıkların buluşma noktası olan bu ağaç maalesef ki sadece hafızalarda yaşamaktadır. Çitlembik ağacımızı Ziya Taşkent’in şu güfteleriyle anıyoruz;

Gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz Hep el ele vererek hayaller kurduğumuz Kimi gün üzgün, kimi gün neşeyle dolduğumuz O ağacın altını şimdi anıyor musun? O güzel günler için bilmem yanıyor musun?
Zübeyir Tolga Çiler