Hayatın Amacı
Dünyanın içinde bulunduğu kainatta belirli kurallar var.
Evrenin içindeki canlı cansız bütün varlıklar bu kurallar çerçevesinde hareket ederler. Bu kurallara evrenin yasaları, bu kuralların uygulanmasına Sünnetullah denir.

Bunun istisnası insandır. İnsan irade sahibi bir varlıktır. İrade sahibi olmak seçebiliyor olmaktır. İnsanın seçebildikleri olduğu gibi, seçemedikleri de vardır. Eşini, işini, dostunu, arkadaşını…. seçebilir. Annesini, babasını, dünyaya ne zaman geleceğini, ne zaman öleceğini… seçemez
İradesini tam kullanabilmesi için veya seçebilmesi için insanın bilgi sahibi olması gerekir. Dolayısıyla bilgi sahibi edilmiş, daha da öğrenmesi emredilmiştir. ''Yaratan rabbinin adıyla Oku, O insanı alaktan yarattı… O insana bilmediğini öğretti….'' (Alak Suresi 1-5) ''Ve Adem'e bütün isimleri öğretti ….'' (Bakara Suresi 31) Bilgi sahibi olamayan doğru seçim yapamayacağı gibi, aklını iradesini de kullanamaya-caktır. Aklını kullanamayan taklide yönelecektir.
Aklı olmayanın dini sorumluluğu yoktur. Allah insanın aklına hitap eder. Kur'an-ı Kerim'de verilen bilgiler de insanın aklına hitap eder. '' … Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar'' (Bakara Suresi 269)
Allah insana akıl vermiş bilgi vermiş, daha da bilgi sahibi olması emredilmiştir. Bu dünya hayatı içinde görev ve sorumluluk da vermiştir. Yani insanın niçin yaratıldığı bu dünyada ne amaçla yaşadığı da belirtilmiştir. Dolayısıyla insanın bu dünya hayatı içinde bir görevi vardır. O da şöyle açıklanmıştır: ''İnsanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım'' (Zariyat Suresi 56)
Bu görevin (kul olanın) detayları Kur'an-ı Kerim'dedir. Kur'an-ı Kerim gibi diğer ilahi kitaplar da bunun için gönderilmiştir. Bu kulluk içinde insanın Allah 'a karşı ve Allah'ın dışındaki bütün varlıklara karşı görev ve sorumlulukları vardır. Allah'a karşı sorumlulukları ibadetler, namaz, oruç, hac …. İnsan, hayvan ve tabiat gibi diğer varlıklara karşı sorumlulukları onlara Allahın emrettiği gibi iyi ve güzel davranmaktır.
İnsan seçebilme yetkisi verildiğine göre, neyi seçmesi gerektiği de açıklanmıştır. Dünyada her şey zıddı ile vardır. İyi kötü, güzel çirkin, faydalı zararlı, doğru yanlış,…. Seçimi bu iki zıt olandan birini seçecektir. Bu seçimin sonunda da mükafat veya ceza ile karşılık bulacaktır. Gayet tabi ki insanların bir kısmı iyiyi, güzeli, doğruyu, faydalıyı,.. seçeceği gibi bir kısmı da kötüyü, çirkini, yanlışı, zararlıyı seçecektir. Kur'an- Kerim bunu hak ve batıl olarak belirtir. Hakkı seçen ve savunanlar ile batılı seçen ve savunanlar arasında bir mücadele ilk İnsan Hz Adem ile başlamış ve kıyamete kadar devam edecektir.

Hakkı savunmak önce hakkın ne olduğunu bilmekle başlar. Sonra hakkı uygulamakla veya yaşamakla devam eder. Hakkın nasıl savunulacağı da yine Kur'an-ı Kerim'de açıklanmıştır. Doğruyu savunmak, yanlışa karşı gelmek hayatın amacı ve gereğidir. Hayattaki mücadelenin adı hakkı savunmak, şeklide hak dan ve haklıdan yana olmaktır. Bu mücadele gelişigüzel değildir.
Hakkı savunduğunu iddia edenler, matematik işlemi gibi bunun sağlamasını yapmalıdırlar. Diğer bir ifade ile çek etmelidirler.

Hakkın savunulmasının temel kavramları vardır. Adalet, ahlak, erdem….

Tuncay Oruç