SAİM BALKIR

Pendik İlkokulu Emekli Müdürü

Bu günkü adı Pendik Merkez İlkokulu olan Pendik 1. İlkokulu 1915 yılında açıldı. Okulun kurucu müdürü Musa Kazım Şener, en uzun süre görev yapan, en tanınan ve en çok sevilen müdürü Saim Balkır’dır.

Balkır, Halkın gözü, kulağı ve sesi olan gazetecilerin Hak ve hakikat sohbetleri arasında büyümüş, savaş günlerinin sıkıntılarını bizzat yaşamış, ülkenin kalkınması için eğitim ve üretimin şart olduğunu bilen, insan sevgisiyle dolu, bilgili, becerikli, fedakâr, zeki, çalışkan, sevk ve idare kabiliyeti yüksek, ülke ve millet sevdasıyla yanıp tutuşan bir müdürdür.

Saim Balkır, 1 Ocak 1911’de İstanbul Fatih Hırka-i Şerif Mahallesi’nde dünyaya geldi. Babası İstanbul Bab-ı Ali’de Akşam, Vakit, İkdam ve İleri gazetelerinin sahibi, başyazarı ve sorumlu müdürü olan Hasan Basri Balkır’dır.

Saim Balkır, Fatih Numune-i İrfan Okulu, Akşemsettin Ortaokulu,  Ortaköy Darüleytama Okulu ve Balıkesir İlk Öğretmen Okulu mezunudur.

İstanbul Fatih’te eğitimli, varlıklı ve kalabalık bir aile ortamında büyüyen Saim; olaylara güzel bakar, güzel düşünür ve güzel konuşur: Giyimi kuşamı ile şık, kitaba, öğrenmeye, okumaya meraklıdır. Sormayı ve soruşturmayı çok sever. Türk’tür, Türk’ün geleneklerini ve değerlerini bilir.

İLK GÖREV YERİ KOZAN

1928 Eylül’ünde 17 yaşında Adanana Kozan İnkılap İlkokulunda göreve başlayan Saim’in ilk işi öğrencileri okula kaydetmek, ikinci işi öğrencilerin okula devamını sağlamak, üçüncü işi de öğrencileri topluma faydalı bireyler olarak eğitmektir. 1912-13’te Balkan, 1914-18’de 1. Dünya 1919-23’te İstiklal Savaşı’nı yaşayan Köylüde para, köyde kırtasiye yok. Köyde okula giden çocuk yok. 18’den küçük maaşını bile Kozan kaymakamın kefaletiyle alan çiçeği burnundaki Öğretmen Saim Balkır’ın işi zordur.

Adana’nın en büyük ilçelerinden biri olan Kozan’ın en eski yerleşim yeri, Roma ve Selçuklu eserlerinin bulunduğu Anavarza Antik kenti, en eski yapısı 3 bin yıllık mazisi olan Sis kalesi, en güzel yeri ise Bucak Cennet Köşkü’dür.  Okul çağındaki çocuklar hayvan otlatır, bağa bahçeye, tarlaya gider, evdeki yaşlılara bakarlar

Saim; önce okulu elden geçirir. Sonra; muhtar, ihtiyar heyeti ve halkla toplantılar yapıp, eğitimin önemini anlatır. Sonra: Kapı kapı dolaşıp çocuklukları okula kaydeder.  İstanbul’daki arkadaşlarının yardımıyla öğrencilerin, kitap defter kalem gibi temel ihtiyaçlarını karşılar. Çocukları okula bağlamak için sürekli teşvik edip, her başarısını ödüllendirir. Bu ödüllerle öğrencilerin ilgisini ve sevgisini kazanır.  Öğrenciler bir iki eksikle de olsa her gün okula geliyor, derslerine çalışıyor ve tahtaya kalkıp derse katılıyorlar.

Yıl savaş yıllarıdır, her an bir yerde bir savaş çıkabilir,  savaşa hazırlıklı olmalıyız. Ülkede büyük bir eğitim seferberliği başlamış, yeni bir alfabeye geçilmiştir.  Öğretmenlerle halka uzanmak isteyen bakanlık, tüm öğretmenleri 15 günlük bir askeri eğitime alır. Eğitimde sivil savunma, askeri bilgiler ve yeni öğretim metotları anlatılır.  

Bu eğitimde kendisini biraz daha yenileyip, askeri disipline giren Saim Öğretmen; Kozan’da eğitim seferberliğine çıkar. Okulda akşam kursu, Kozan Hapishanesinde mahkumlar sınıfı açar. Bu sınıfla adını tüm Adana’ya duyurur.

Saim sporu seviyor, futbol, voleybol oynuyor ama Kozan’da spor yok. Kimi öğretmen beden eğitimi dersini dersten saymıyor, kimi gereksiz görüyor, kimi beden eğitimi dersinde ne yapacağını bilmiyor, öğrencilere spor kıyafeti giydirmekse mümkün değil.

 Saim Öğretmen; velileri toplayıp, önce Hz. Peygamberin ata binerek,  Atatürk’ün güreş yaparak spor yaptığını söyleyip, Dünya şampiyonu Yaşar Doğu’dan bahsederek, beden eğitimi dersinin faydaların anlatır. Sonra; kız ve erkek öğrencilerin beden eğitimi kıyafetlerini gösterir.  Üstte beyaz gömlek, altta dizden aşağıya uzanan beyaz şort,  bacakta dizlere kadar uzanan beyaz çorap, ayakta beyaz spor ayakkabı.

Milli bayram kutlamalarına spor kıyafeti ile çıkan öğrencilerin yaptığı gösteriler Ankara’da büyük bir yankı yapar. Bu yankı idealist, bilgili, becerikli , çalışkan, fedakâr ve ne yaptığını bilen Saim Öğretmenin yankısıdır.

1932’DE PENDİK’E GELDİ

Saim Öğretmen’in başarı hikayelerini duyan bakanlık, Saim Balkır’ı 30 Ekim 1932’de İstanbul Pendik İlkokulu’na atar. Zira İstanbul eğitimin başkenti, Pendik’te İstanbul’un çok güzel bir kasabasıdır.

1915’de açılan Pendik İlkokulu,1932’de Gazipaşa Caddesi üzerinde, Çarşı Cami’nin yanında şimdiki şelalenin olduğu yerde  iki katlı yarı ahşap bir binadadır, Büyük bir bahçe içindeki okulda beş öğretmen ve bir müdürün çalışmakta, okul Pendik Merkezin tek okuludur.

Çocukluk günleri İstanbul Fatih’te geçen Saim yeniden İstanbul’a gelince; evine, ailesine ve arkadaşlarına kavuşmanın huzuru ile yeniden ve büyük bir aşk ve şevkle işe başlar. Hem 4. Sınıfa hem de okulun tüm beden eğitimi, resim ve müzik gibi özel yetenek isteyen derslerine girecektir.

Büyük bir heyecanla Pendik’e gelen Saim, Pendik Çarşıda bir tur tıp, Can lokantasında bir çorba içtikten sonra; İsmet Büfeden bir Hürriyet gazetesi,  Kuruyemişçi Ömer Telli ’den 100 gram kabak çekirdeği alıp, ayaklarını Pendik Motor İskelesi’nden denize sarkıtır. Çekirdek çıtlatıp, gazete okur.  Uçsuz bucaksız Marmara denizi ayaklarının altında, Pendik arkasındadır.

Saim Öğretmenin işi; eğitim, muhatabı; öğrenciler,  derdi; bilgili, becerikli ve kendi ayakları üzerinde duran hak ve hukuk sevdalısı, milletini seven, devletine bağlı gençler yetiştirmektir.  Tecrübeli öğretmenleri izler,  kitaplar okur. Öğrencileri kendi çocukları gibi bağrına basar.

Saim Balkır’ın göreve başlamasıyla sınıf mevcutları 30’dan 40’a çıkar, okul küçük, sınıflar yetersiz kalınca; Ankara Caddesi’nde (Erol Kaya) şimdiki Yeşilim lahmacun ’un olduğu yerde kız öğrenciler için 2. Okul adında okula ek üç sınıflı bir okul açılır.

DÖRT DEFA ASKERE GİTTİ

Saim Balkır, dört defa asker gider. İlki; öğretmen olduktan sonraki 15 günlük kurs, ikincisi; İstanbul Fatih’te 10 aylık askerlik, üçüncüsü; 1. Tümen Erzak Tabur Komutanlığı emir subaylığı, dördüncüsü de Elâzığ Sivrice Askerlik Şubesine başkanlığıdır. Saim Balkır, 4 defa asker gidip, 6 yıl askerlik yapmıştır.

Pendik 1. İlkokulu 1934’te Batı Mahallesi Geziboyu Caddesi’ndeki bu günkü yerine taşınır. Ayrı binalarda okuyan kız ve erkek öğrenciler yeni binada bir araya gelir. Okul; bir yarı bodrum, bir giriş olmak üzere toplam üç katlı biblo gibi bir binadır.  Benim okuduğum 60’lı yıllarda okulun bodrum katında; bir yemekhane bir konferans salonu, bir tuvalet ve kışın beden eğitimi dersi yaptığımız büyük bir hol, giriş katında; bir müdür ve müdür yardımcısı odası, bir kooperatif ve üç sınıf, birinci katta: biri balkonlu olmak üzere beş sınıf vardı.

Saim Öğretmen içi içine sığmayan genç bir öğretmendi. Boş durmayı sevmez mutlaka faklı bir proje üretirdi. Saim Öğretmen işe Pendik’te askeri kamp kurmakla başladı. Pendik Sporun temeli olan Pendik Gençler Birliği’ni kurdu. 1938’de Müfide Hanım ile evlenerek en büyük yardımcısına ve dayanağına kavuştu.

Saim öğretmen Türklüğü ile gurur duyan, Atatürk’e hayran Türk milliyetçisidir. Milli bayramlara verdiği öneme sayfalar yetmez. 15-20 gün önce başlayan bayram hazırlıklarında okulun dış cephesine Türk bayrakları ve Atatürk resimleri asılır, sınıflar süslenir, sınıflarda Atatürk köşeleri hazırlanır. Öğrenciler bizzat kendileri şiir ve kompozisyon yazıp okur, panoya asar. Elbiselerimiz yıkanıp, ütülenir, ayakkabılarımız boyanır. Tüm okul 1’den 5’e sıraya girer müdür önde biz arkada bahçede tur atarız. Baş yukarıda, göğüs ilerde kollar dik, yer vuruşlar set. Okul bahçesinden kaç tur attık bilmiyorum ama Pendik çarşısında iki üç tur attığımızı dün gibi hatırlıyorum. Düt- düt, sol- sağ, rap- rap.

PENDİK HALK ODASINI KURDU

Bir iki arkadaşı ile birlikte Pendik Tren İstasyonu karşısında (YHY) bir Halk Odası kurar. Amaç okul çağını geçmiş yetişkin ve yaşlılara okuma yazma öğretmek, öğreterek sosyal hayata hazırlamaktır. Yapılan seçimde Pendik Halk Odası Başkanı seçilen Saim Balkır, odada okuma yazma kursları açıp; okuma yazma öğretir, sağlık eğitimi başkanı; Yavuz Bey, köy köy dolaşıp hastaları muayene ederek, ilaçlarını verir.  Tiyatro gurubu; oyunlar sergiler, Spor kolu; futbol, güreş, yüzme gibi spor dallarında spor yapar, spor müsabıklarına katılır. Bakanlığın açtığı bir kursa katılarak İstanbul Yavru Kurt Oymak Beyi olur.

KARTAL’DA MÜDÜR OLDU

1953 seçimlerini DP kazanır, DP; CHP’li olarak gördüğü Saim’i Pendik’ten alıp Maltepe Şayeste Kadın İlkokulu’na gönderir. Sebep? Okulun hemen yanında oturan DP milletvekili bir iki defa da olsa Saim Bey ile çatışmıştır.  Ancak çok geçmez aynı DP bir yıl sonra Saim Balkır’ı rütbe yükselterek Kartal Yakacık Hasan Paşa İlkokulu’na müdür olarak atar.

Maydanozcu İsmail, maydanoz satarak hayatını kazanan Pendikli bir çocuktur. Herkesin tanıdığı ve sevdiği İsmail 1953’te Kore Savaşlarına katılı şehit düşe.  Pendikli bu habere çok üzülür, bir iki ay sonra şehit İsmail, Pendik sokaklarında görününce herkes; ‘Hayırdır’ değip İsmail’in boynun sarılır. İsmail her önüne gelene Kore’deki savaş ve esaret günlerini anlatınca Saim’in kafasında bir şimşek çakar.

Müdür Saim Yakacık’ta bir Kore günü organize eder. Validen kaymakama, askerden polise tüm devlet erkanını, Kore gazilerini ve Yakacıklıları programa davet eder. Kore Gazisi İsmail anma gününde: Kore, Kore halkı, Kore savaşı ve esaret günlerimi anlatır. Duygusal bir atmosferde geçen anma programı çevrede büyük bir ilgi uyandırdı.

PENDİK BİRİNCİ İLKOKULU MÜDÜRÜ

Bu ilgi sonucu olarak Saim Balkır 1 Şubat 1955’te Pendik İlkokuluna öğretmen, 1 Aralık 1955’te da müdür olarak atanır. Yaptığı Öğretmenler Kurulunda: Bu okulda 19 yıl çalıştım, okulu ve çevreyi çok iyi tanıyorum, idarecilik,  müdürlük ve öğretmenlik tecrübem var. Hep birlikte el ele vererek çocuklarımıza faydalı olalım.’ şeklinde kısa ve özlü bir konuşma yaparak kolları sıvar.

60 kişilik sınıfları gören çiçeği burnundaki Saim Balkır’ın ilk işi giriş katındaki salonu ikiye bölüp, okula iki derslik kazandırıp, sınıf mevcutlarını 40’ın altına indirmek, ikinci işi okula yeni öğretmen ataması yaptırarak öğretmen kadrosunu gençleştirmek olur.

GÜLEÇ YÜZLÜDÜR

Merhum Saim Balkır; 155 boyunda 65 kilo ağırlığında, yuvarlak güleç yüzlü, kısa saçlıydı. Her zaman takım elbise giyer, elbise rengine uygun bir kravat takardı.

Haftanın 6 günü saat 7.30’da okul bahçesinde toplanır, pazartesi günleri göndere çektiğimiz Türk Bayrağı eşliğinde İstiklal Marşımızı, diğer günlerde andımızı okurduk. Müdürümüz Saim Balkır her gün tam karşımızda durur, bizim ile birlikte İstiklal Marşımızı okurdu. 

Öğrenciler ona yetiştirilmek üzere verilmiş kutsal bir emanet, Balkır; bu emaneti en iyi şekilde yetiştirmek için; öğretmen, veli ve öğrencilerle el ele vermiş çok iyi bir yöneticiydi. Tüm Pendikli müdürü sever ve sayar, müdür ne derse onu yapardı.

İkinci sene okulu tepeden tırnağa boyatıp, sıraları yeniler, sınıfların bir duvarına boydan boya kitap dolabı yapıp, duvarlara etkinlik panoları, pencerelere renkli perdeler asar. Velilerden topladığı giysi, ayakkabı ve okul araç gereçlerini bizzat öğretmenler vasıtasıyla ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıtarak, öğrenciler arası bir denge kurar.

Okul deniz kenarında, denize nazır, deniz ile okul arasında 15-20 metre ya var ya yok. Beden eğitimi dersinde ve teneffüslerde top oynayan çocukların topu denize kaçıyor, tepeye otlamaya gelen koyunlar okul bahçesine giriyordu.

TUZLA PİYADE OKULU PENDİK’TE

İstanbul valiliğin ve Tuzla Piyade Okulunun desteği ile okulun bahçe duvarını örer, Atatürk büstü, meşale ve bayrak direği dikip, okula modern bir tören alanını yapar. Bahçenin dört bir tarafını ağaç ve çiçeklerle doldurup, okulu güzelleştirir. O günden sonra hemen her milli bayramda Pendik’e gelen Tuzla Piyade Okulu Pendik’te gösteriler yaparak, bayram kutlamalarına ayrı bir renk, estetik ve heyecan katar.

Okul yolundaki 3-4 metre boyundaki bodur çamlar, bizim 1964 - 65 ve 66 yılında diktiğimiz çamlardır. O çamlardan Gülistan ‘nın hemen yanındaki çamlardan bir benim para verip satın alarak diktiğim ve iki günde bir sulayarak büyüttüm çamımdır.

Ablam Fatoş zaman zaman anlatır:  Evin bahçesinde oturuyoruz. Karşıdan Serap geçiyor. Serap’ın saçları örülmüş ucunda iki beyaz kurdele, sırtında siyah önlük, boynunda beyaz yaka, ayağında siyah iskarpin, bacağında diz altı beyaz çorap. Mustafa: Abla ben de okula gideceğim, dedi. Ben, ne kadar sen daha küçüksün dedimse de: Olmaz, Serap gidiyor, ben de gideceğim, diyerek başladı boynuma sarılmaya. Ablalık işte, sandalyeden kalkıp, Mustafa önde ben arkada okula gittik. Müdür Saim Bey, bizi görünce ayağa kalkıp, bir iki adım atarak yanımıza geldi. ‘Hoş geldiniz’ dedikten sonra, ben: Müdürüm, Mustafa okula gitmek istiyor, değince Saim Bey: Bu ufak, bunu alamam, dedi. Mustafa’da hemen: Müdür Amca! Sen ufacık boyunla müdür oldun da ben ufak boyumla öğrenci olamam mı? Öğrenci olamıyorsam müdür olayım. Müdür güldü. Bu çocukta iş var, yazalım bari değip, Mustafa’yı okula kaydetti.’ der.

Saim Balkır, öğrencileri çok severdi. İçlerinden birkaç kişinin kahvaltı yapmadan okula geldiğini öğrenince, onları rencide etmeden karınlarını nasıl doyurabilirim diye düşünürdü. Okul girişinde küçük bir mutfak yaptırıp, orada süt, peynir, tereyağı ve poğaçadan oluşan küçük bir kahvaltı hazırlayıp, öğrencilere dağıtır.

Yunus Çimento fabrikasını harekete geçirip, Bodrum kattaki odalardan birine devasa bir kütüphane diğerine konferans salonu açıp, öğretmen, öğrenci ve velilerin kullanımına sunar.

 

BÖLGENİN İLK BANDO TAKIMI PENDİK’TE

Pendik’te 1 bayrak, 1 flama 1 major, 34 trampet, 20 boru, 2 davul ve 2 zilden oluşan 61 kişilik büyük bir bando takımı kurar.

Kuleli Askerî Lisesi’nin desteği ile Törenlerde kullanmak üzere 65 kişiden oluşan bölgenin ilk bando takımı kurarak okula ve Pendik’e milli bir ruh ve heyecan verir. Bu heyecanı Yavru kurt, halk oyunları ekiplerini, yurttan sesler adlı müzik korolarını ve bale ile zenginleştirip her zevke ve her Pendikliye hitap eder.

Okmen, Park ve Ark sinemasında gösteriler organize edip, okul koruma derneği bütçesine sürekli gelir elde ederek ihtiyaçlarını karşılar. Pendik Boru Sanayi, Yunus Çimento Fabrikası, ECA, Pirelli Lastik ve Koç’u harekete geçirerek okul tepeden tırnağa yeniler.

Okul güzel, araç gereçleri iyi, öğretmenleri fedakâr, öğrenciler çalışkan veliler ve çevre iş adamları okula sahip çıkınca başarılar art arda gelir. ‘Gurup Çalışmasına geçerek Pendik İlkokulu bölgenin tek denem okulu yapar. Pendik Bakteriyoloji Enstitüsünde çevre okul müdür ve öğretmenlerine seminerler verir.

TÜRKİYE 2.Sİ OLDU

Van Halk Oyunları ile Türkiye 2.si oldu.

Defalarca il dışına çıkan öğrenciler yüzlerce derece elde eder. Bu derecelerden biri İzmir’de 30 Ağustos kutlamalarında aldığı ödül, diğeri 19 Mayıs törenlerinden birinde Kuleli Askerî Lisesi ile birlikte İnönü stadında görev yapması ve İstanbul Spor ve Sergi sarayında yapılan Türkiye Halk Oyunları yarışmasında Türkiye 2.si olmasıdır.

39 YIL PENDİK İLKOKULUNDA ÇALIŞTI

4 yıl Kozan’da, 2 yıl Kartal’da 39 yıl Pendik’te çalışan Pendik İlkokulu Müdürü Saim Balkır, aynı okulda 39 yıl çalışarak tarihe geçecek bir rekor kırıp, 4 Kasım 1973 günü 45 yılık meslek hayatına son noktayı koyarak emekli oldu. 

Bir süre özel sektörde çalışan Balkır, 1973 seçimlerinde CHP’den Pendik Belediye meclis üyesi olup Pendik için çalışmaya devam etti.

Her biri eğitimli kendi işini kurmuş Galip, Turgay ve Koray adında üç çocuk babası olan Müdür Saim Balkır, 20 Mart 1984’te 73 yaşında aramızdan ayrıldı. Pendik Çarşı Camini dolduran yüzlerce Pendiklinin gözünde yaş,  dudaklarda tekbir, ‘ Biz senden razıydık, Allah ’da senden razı olsun hocam.’

Pendik Tavşantepe mezarlığında yatmakta olan Balkır halkın ve hakkın ne demek olduğunu bilip tüm gücüyle Allah’ın kendisine emanet ettiği çocukları yetiştirmek için çalışmış öğrenci sevgisiyle dolu, çalışkan, becerikli, bilgili, disiplinli ve fedakâr bir öğretmendi.

Saim Müdürüm, Bu çocuk akıllı değip, okula kaydettiğin Mustafa başta olmak üzere tüm Pendik seni unutmadı unutmayacak, hasret, minnet ve saygıyla ellerinden öperim. Mekânın cennet bahçelerinden bir bahçe olsun.

Küçük bir sokak olsa da adını okul yanındaki sokağa veren Pendik Belediyesine teşekkürler.

LÜTFEN YAZIYI KOPYALAYIP KENDİ İSMİNİZLE YAYINLAMAYIN YAZIYI BEĞENDİYSENİZ PAYLAŞ BUTONUNA BASARAK YAZARIN İSMİ İLE BİRLİKTE PAYLAŞIN, BU PAYLAŞIMLA YAZIYA YAPILACAK OLASI DÜZELTMELERE İZİN VERİN.

Eğitimci Yazar Mustafa Nazım Telli