HAYAT MÜCADELEDİR

Hayat baştanbaşa mücadeledir. (Hadis i Şerif)
Dünyanın değişmez temel kuralları vardır. Bu kurallardan biri; hayatın başlangıcı ve sonunun olmasıdır. İnsan olmak canlı olmaktır. Canlılık hayattır. Başladığı gibi biter. İşte bu başlangıç ile bitiş arasında süresi meçhul bir zaman dilimi mücadele ile geçer.
İnsanın dünya hayatı öncesi adeta dünyaya gelme hazırlığı sayılabilecek anne karnında ki mücadeleye şahit olamıyoruz. Dünya hayatı başladıktan sonra bebeklikteki mücadele, çocukluktaki mücadele, gençlik ve yaşlılıktaki mücadeleye şahit oluyoruz. İnsan bebeklikte açlığını, rahatsızlığını kendi imkanlarıyla hissettirir. Çocukluğunda da bu mücadele farklı yöntemlerle açık bir şekilde görülür. İnsanlar da diğer canlılar gibi yaşayabilmeleri için mücadele etmek zorundadırlar. Yiyecek içecek bulmak, barınmak ve nesillerini devam ettirmek için bir mücadelenin içinde olmaları gerekmektedir.
Küçüklükte ki mücadele tatlı bir rekabet şeklindedir. Küçükler mücadele ederken birbirlerine, çevreye ve tabiata büyük zarar vermezler. Mücadeledeki zarar vermeler yetişkin olduktan sonra başlar. Bireysel kavgalar, toplumsal savaşların sonucunda büyük kayıplar ve zararalar olmuştur.

İnsanlar birbirleriyle, tabiatla, hayvanlarla mücadele ederken belirli kurallara ve ilkelere uyduklarında rekabet ortaya çıkar. Aksi takdirde çatışma olur ki, bu bireysel olduğunda kavga, toplumsal olduğunda savaş olur. Tabiatla ölçüsüz kuralsız mücadele büyük zayiatlar ortaya çıkarır. Bu hayvanlarla olduğunda yok etme hatta bazı hayvanların neslinin tükenmesine sebep olur. Ağaçlar yerinde ve zamanında kesilirse fayda ortaya çıkar. İnsanlar ihtiyaçlarını giderirler, güzel işler ortaya çıkarırlar. Bu ölçüsüz kuralsız olursa talan ve yok etme olur.
İnsanlığın başlangıcından bu tarafa iyi ile kötü, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin,.. arsında sürekli bir mücadele vardır ve devam etmektedir. Bunun ilk örneği Habil ile Kabil arasında ki kavgadır. Biri iyiyi, doğruyu, güzeli temsil ederken diğeri kötüyü, yanlışı, çirkini temsil etmiştir. Bugün ve bundan sonrası için de bu mücadele bu şekilde devam edecektir. Esas olan iyinin, doğrunun, güzelin, adaletin mücadelesini vermektir. Bizde bundan sonraki yazılarımızda hayat içinde bu mücadelenin boyutlarını ve örneklerini ifade etmeye çalışacağız.

Allah insanlara nasıl mücadele edeceklerini, mücadelenin boyutunu Peygamberler aracılığı ile insanlara ulaştırılan ilahi kitaplar da bildirmiştir. Mücadeleyi belirli kurallar ve ilkeler çerçevesi içinde yapılmasını belirtmiştir. Bu kural ve ilkeler belli kavramlarla ifade edilmiştir. Adaletli davranmak, ahlaklı olmak, yumuşak söz söylemek vs…
Peygamberlerin görevlendirildikleri kavimlerle mücadeleleri farklı örneklerdir. Hz. Adem’in şeytan ile mücadelesi ile başlayan süreç, şeytanın izini takip edenlerle, peygamberlerin izini takip edenler arasında devam etmiş ve edecektir.

Allah şöyle buyurur: ‘’Sen rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et……’’ (Kur’an-ı Kerim 16/125) ‘’Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun……’’ ( Kur’an-ı Kerim 5/8)


Tuncay Oruç